SinirBilim 1. BÖLÜM – Sinirbilime Giriş

SinirBilim 1. BÖLÜM – Sinirbilime Giriş

Beyin  modern bilimin karşılaştığı en karmaşık yapıdır ve beyindeki fonksiyon bozukluklarının neden olduğu hastalıklardan bir kısmına  (Alzheimer, Parkinson, Epilepsi, Şizofreni vb. gibi) bakarak aslında beyin araştırmaların ne kadar önemli ve aynı zamanda da ne kadar ilginç olduğunu görebiliriz.

İşte bu yazı dizisinin ve hatta bu sitenin amacı beynin bu ilginç sırlarını paylaşmaktır. Bu bağlamda sinirbilim yazı dizisinin yaklaşık yirmi bölüm sürmesini planlıyorum. Bu yazıların ileride paylaşmayı düşündüğüm bilinç ve yapay zeka ile alakalı yazıların daha iyi anlaşılması için bir ön bilgi şeklinde olmasına ve fazla tekniğe girmemesine özen göstermeye çalışacağım.

Bu yazı dizisini beş ayrı kaynaktan özetleyerek oluşturduğumu belirtmek isterim. Burada bu kaynakların isimlerini ve kitapları satın alabileceğiniz yurtdışı linklerini ekliyorum:

1 – Fundamental Neuroscience

2 – Neuroscience – Exploring The Brain 

3 – Neuroscience

4 – Neuroscience at a Glance

5 – Human Nervous System

Bunlardan en güzel olanı (bana göre) 2. kaynaktır, sade ve basittir. Ben de zaten genelde onun üzerinden gidiyorum yapı olarak. 5. kaynağı sinirbilim öğrencisiyseniz okuyabilirsiniz onun dışında ağır gelebilir. 4. kaynak adından anlaşılacağı üzere özet niteliğinde o da okunabilir giriş için. Bu listeyi yazı dizisinden tatmin olmayıp daha ilerisini okumak isteyenler için verdim. Kitapların bölüm sonlarında da zaten daha ileri okumalar için kitaplar tavsiye ediliyor oradan yürürsünüz. Bu kısa girişten sonra sinirbilime kısaca göz atmaya başlayabiliriz.

Sinirbilim, davranışın biyolojik temellerini anlamak adına sinir sistemini inceleyen multidisipliner (bir çok uzmanlık alanının birlikte çalıştığı) bir alandır.

Genel olarak sinirbilimi araştırmalarını iki ana bölüme ayırabiliriz, bunlardan ilki klinik araştırmalardır ve genel olarak insanlarda zuhur eden hastalıklar üzerine araştırma yapılır, diğeri ise deneysel araştırmalardır ve zuhur eden hastalıklar hakkındaki asıl bilgiler bu araştırmalardan gelir. Tablo.1 ve Tablo.2’de bu iki dalın ayrıldıkları gruplar ve iş tanımlarını görebilirsiniz, Tablo.2’de bazı uzmanlıkları elimden geldiğince Türkçeye çevirmeye çalıştım.

Ekran Resmi 2015-09-01 18.14.27

İşte sinirbilim/nöroloji/neuroscience, bütün bu dalların ortak bir bilgi havuzunu paylaşıp, işbirliği içinde, normal ve anormal bir beynin yapısı ve fonksiyonunu anlama çabasıdır.

Son yıllarda sinirbilim alanında bu zamana kadar yapılan gelişmelerin toplamından daha fazla ilerleme sağlandı. Bu yüzden sinirbilimin tarihine, antik çağlarda beyne nasıl yaklaştıklarına değinmeyi zaman ve mekan açısından gerekli görmüyorum yine de merak edenler verdiğim kaynak kitapların giriş bölümlerine bakabilirler. Bunun yerine 18.yydan sonra ortaya çıkmış ve bugün de sinir bilimi araştırmalarında önemli yere sahip olan dört temel kırılma noktasından bahsedebiliriz.

Bu kırılma noktalarından ilki beynin elektrik üretebildiği ve sinir sisteminin de elektrik kabloları gibi çalıştığı fikridir ve 18.yyda İtalyan bilimci Luigi Galvani ve Alman biyolog Emil du Bois-Reymond tarafından ortaya atılıp daha sonra da geliştirilmiştir.

Bir diğer kırılma noktası ise beyin bölgelerinin özelleşmiş olduğu fikridir yani farklı beyin bölgelerinin farklı konular üzerinde uzmanlaştığı fikri ile alakalı çalışmalardır. Bu konuya ileriki bölümlerde ve sitede yer almasını planladığım diğer yazılarda da kısa kısa değineceğiz.

Üçüncü kırılma noktası da hepimizin az-çok duyduğu/bildiği canlı organizma türlerinin aynı ortak atanan geldiğini belirten Evrim Teorisidir. Bu teori bize hayvanlar üzerinde gerçekleştirilen deneylerden elde edilen sonuçların insanlar için de uygulanabilir olduğu sonucunu verir.

Son kırılma noktamızda beynin temel işlevsel ünitesinin nöronlar/sinirler olduğunun keşfidir. Bu da bize nöronları ve birbirleriyle olan ilişkilerini incelemenin, beynin yapısı ve çalışmasını anlama yolunda atılacak iyi bir adım olduğunu gösterir.

Bu giriş makalesinde bazı temel kavramların tanımlarına bakmakta fayda olduğunu düşünüyorum. İlk kavramımız nöron. Nöron yukarıda da bahsettiğimiz gibi sinir sisteminin temel işlevsel birimidir ve beynin fonksiyonu en iyi sinir hücresi/nöronların incelenmesi ile anlaşılabilir. Nöronlar işlevlerine göre (duyusal nöronlar, motor nöronlar, ara nöron), konumlarına göre (kortikal, spinal) yada şekillerine göre (piremidal, granül vb.) sınıflandırılabilirler.

Kısaca çoğu nöronda bulunan üç önemli parçadan bahsedelim: soma, akson/axon ve dentrit. Soma nöronun çekirdeğini ve hücrenin yaşamsal faaliyetlerini yürüten mekanizmayı barındıran bölgedir. Axon bir nöron ile diğer bir nöron arasındaki bağlantıyı sağlar ve genel olarak her nöronda bir tane vardır. Dentritler diğer nöronlardan alınan bilgileri somaya ulaştıran bağlantılardır. Bunların dışında ileride de göreceğimiz gibi nöronlar arasında iletişim için önemli olan bir diğer kavram da sinapstır. Sinapslar bir aksonla bir dentrit arasındaki ilişkiyi sağlayan bağlantıdır.

Sinir Bilimi İnceleme Yöntemleri

Yukarıda da beynin modern bilimin karşılaştığı en karmaşık yapı olduğuna değinmiştik. Bu yüzden beyin çalışmalarındaki karmaşıklığı gidermek ve daha iyi analiz yapabilmek için sinir sistemini birkaç temel hiyerarşik sisteme bölüp incelemek en iyisidir ve bu yaklaşım indirgemeci yaklaşım olarak bilinir:

Moleküler Sinirbilim: Beyin yapısında, içerisinde sadece sinir sistemine has olanlarda olmak üzere, beynin çalışmasında hayati rol oynayan çok sayıda molekül bulunur. Moleküler sinirbilim daha çok bu moleküllerin birbirleriyle olan ilişkilerini, nöronların moleküler fonksiyonlarını inceler.

Hücresel/Selüler Sinirbilim: Bu seviyede nöronların birbirleriyle olan sinaptik alışverişleri ve nöronların gliya adı verilen sinir sistemi destek bağ dokusuyla olan ilişkilerine odaklanılır.

Sistemler Sinirbilimi: İleride de göreceğimiz gibi beynin bazı bölgelerinde belli nöronlar belli bir işi gerçekleştirmek üzere özel bir yapıda gruplaşmışlardır; mesela görsel sistem, işitsel sistem gibi. Bu seviyede merkezi sinir sistemindeki sistemlerin çalışması incelenir yani görsel algının nasıl oluştuğu, dış dünya algısının nasıl oluştuğu, nasıl karar verdiğimiz gibi sorulara yanıt aranır.

Davranışsal Sinirbilim: Bu seviyede araştırmalar sinir sistemi içerisindeki sistemlerin nasıl uyumlu çalışıp bütünleşik bir davranışı ortaya koydukları üzerine odaklanır. Belli başlı bölgelerin davranışlara olan etkileri, ilaçların davranışlara olan etkileri incelenir.

Bilişsel Sinirbilim: Bu seviyede insan beyninin kendi benliğinin farkında olması, dil, bilinç gibi yüksek seviye zihinsel/mental süreçler incelenir.

Burada belirtmek istediğim bir diğer konu da teknik terimlerdir. Bazı kavramları çevirmedim çünkü fazlaca araştırma yapmak gerektiriyor ama ne ben sinirbilimciyim ne de bu site sinirbilimci yetiştirmek için kurulmuş bir site o yüzden kavramları kendimce çevirdim ve çoğuda zaten resimlerle açıklanmış ayrıca her kavrama karşılık gelen net bir çeviri de yok maalesef herkes kendince birşeyler demiş o yüzden burada kavramların teknik çevirilerinden ziyade daha iyi anlaşılmalarına odaklandığımı belirterek giriş kısmını bitireyim. Bir sonraki konuda görüşmek üzere.

17 Yorum
  • Sultan
    Posted at 06:48h, 02 Eylül Cevapla

    Güzel bir yazı olmuş, elinize sağlık.

  • Yıldız
    Posted at 18:51h, 22 Kasım Cevapla

    yarın biyolojik psikoloji vizem var.ingilizce psikoloji okuyorum ve kitabın Türkçesi olmadığı için çeviri yapıp anlamak zor oluyor.yazılarınız çokk anlaşılır ve açıklayıcı.teşekkür etmek istedim.güzel bir site olmuş:)

    • Ahmet Uğur Birinci
      Posted at 06:54h, 27 Kasım Cevapla

      Teşekkür ederim, sevindim 🙂

  • Selin
    Posted at 10:34h, 03 Şubat Cevapla

    Merhaba öncelikle yazınız için teşekkür ederim.Ben sinirbilimci olmak istiyorum ve bunun için üniversitede hangi bölümü okumam gerekiyor bilmiyorum. Eğer bu konuda bilginiz varsa bana yardımcı olmanızı isterim. Saygılarımla

    • Ahmet Uğur Birinci
      Posted at 14:52h, 03 Şubat Cevapla

      Merhaba, bir doktor arkadaşımdan aldığım bilgiye göre önce tıp okuman gerekiyor daha sonra 4 yıl nöroloji okunuyormuş. Ben doktor değilim mühendisim o yüzden yanlış yönlendirmek istemem, daha iyi bilen arkadaşlar bizi aydınlatır belki 🙂

  • Ahmet Uğur Birinci
    Posted at 18:27h, 03 Şubat Cevapla

    Ayrıca psikoloji bölümünü bitirdikten sonra da yüksek lisansı sinir bilim, bilişsel bilimler (cognitive science – Boğaziçinde var böyle bir bölüm) veya ilgili yerlerde yapabilirsin, muhtemelen buraları bitirince nörolog olamazsın ama sinir bilim ile alakalı çalışabilirsin.

  • Selin
    Posted at 07:12h, 04 Şubat Cevapla

    Hocam peki nörolog olunca sinir bilimi inceleme yöntemleri başlığı altında paylastiklarinizdan herhangi biriyle ilgili çalışmak için uzmanlasmak gerekiyor mu?

    • Ahmet Uğur Birinci
      Posted at 20:07h, 04 Şubat Cevapla

      Muhtemelen 10 yıl okuduktan sonra o konular hakkında bayağı bir uzmanlaşırsın 🙂

      Açıkçası nöroloji ana bilim dalında hangi dersler okutuluyor bilmiyorum ama 4 yıl sonunda “sinir bilim inceleme yöntemleri” altındaki sistemlerin çoğu hakkında bilgi sahibi olmuş olursun. Daha sonra ilgi alanına göre yüksek lisans ve doktoranı yapabilirsin. Tıp okuduktan sonra direk yüksek lisans da yapabilirsin. Tabii onun için ilgili üniversitelerin açtıkları yüksek lisans doktora programlarına bakman ve kabul şartlarını yerine getirmen gerekir.

      Mesela Medipol Üniversitesi sinir bilim yüksek lisans programını Hücresel ve Bilişsel sinir bilim olarak ayırmış ve seçtiğin bölüme göre yüksek lisans derslerini alıyorsun.

      http://www.medipol.edu.tr/Sayfa/913/Yuksek-Lisans-Programi/Sinirbilim.aspx

      İstanbul Üniversitesi biraz daha farklı:

      http://deneyseltip.istanbul.edu.tr/snrblm-basvuru/

      Böyle böyle profesörlüğe kadar yolun var 🙂

  • Selin
    Posted at 06:52h, 05 Şubat Cevapla

    Hocam yardımınız için çok teşekkür ederim.Yeni bölümleri sabırsızlıkla bekliyorum ?

    • Ahmet Uğur Birinci
      Posted at 06:56h, 05 Şubat Cevapla

      Ben teşekkür ederim, hayatta başarılar diliyorum 🙂

  • şükrü
    Posted at 13:46h, 02 Ocak Cevapla

    Ahmet hocam iyi günler merak ettiğim bir soru var benim ben psikoloji bölümü 3. sınıf öğrenciyim ilerde nöropsikolog olmak istiyorum ancak ülkemizde nasıl yapabilirim araştırdığıma göre pek fazla olanak yok nasıl bir yol izlemeliyim nelere ağırlık vermeliyim ?

    • Ahmet Uğur Birinci
      Posted at 09:07h, 16 Ekim Cevapla

      Merhaba,

      Yorum spam kutusuna düşmüş o yüzden geç gördüm kusura bakma. Bildiğim kadarıyla yüksek lisans yapman gerekiyor sonra da doktora. Ben de meslekten olmadığım için pek fazla bilgim yok 🙂 Türkiyedeki imkanları yeterli görmüyorsan yurtdışında yüksek ve doktora düşünebilirsin imkanın varsa tabii.

    • Ahmet Uğur Birinci
      Posted at 09:24h, 16 Ekim Cevapla

      Bir de nöropsikoloji derneğinin sitesini (http://noropsikoloji.org ) takip edip yazarların hayatlarını okuyabilirsin 🙂

  • PINAR
    Posted at 18:57h, 09 Mart Cevapla

    Merhaba Hocam harika bir yazıdizisi olmuş öncelikle teşekkür ederim. Ben fizyoterapistim bu alanda yüksek lisans yapabiliyor muyum?

    • Ahmet Uğur Birinci
      Posted at 10:55h, 14 Mart Cevapla

      Teşekkür ederim. Konuyla alakalı net bir bilgim yok yanlış yönlendirmek istemem ama İstanbul Üniversitesinin sitesinde şöyle bir yazı var “Multi disipliner bir bilim olan sinirbilimin eğitim programları içerisinde tıp, tıbbi biyoloji, biyoloji, fizik, mikrobiyoloji, moleküler tıp, mühendislik ve psikoloji bölümlerinden mezun öğrenciler yer almaktadır.”

      Net bilgi yüksek lisans başvuruları açıklandığı sırada belli olur. Orada varsa önşartlar yazar.

  • Esra
    Posted at 22:31h, 08 Haziran Cevapla

    Merhaba hocam ben biyoteknoloji ve moleküler biyoloji öğrencisiyim. Yüksek lisans için aklımda iki bölüm var. Biri sinir bilim diğeri ise nanoteknoloji. Bu bölümde de ilerlemeyi çok istiyorum. Ne tavsiye edersiniz?

    • Ahmet Uğur Birinci
      Posted at 08:35h, 13 Haziran Cevapla

      Merhaba Esra, öncelikle hoca değilim senin gibi öğrenciyim ben de :). İkisi de güzel bölümler. Her ne kadar kesiştikleri noktalar olsa da birbirlerinden farklı bölümler. Tavsiye vermek haddime değil ama ne yapmak istediğinle alakalı seçersen yüksek lisans alanını daha başarılı olabilirsin diye düşünüyorum. Bir de tek alanda değil de birkaç alanda uzmanlaşmayı deneyebilirsin yani öyle yapanlar da var. İki alanda da yüksek yapabilirsin yani seviyorsan eğer.

Yorum Yaz